top of page

İş Başvuru Sürecinde Denge Nasıl Sağlanır?

Great Reset (Büyük Sıfırlama) ve Great Resignation (Büyük İstifa) dalgasından sonra işe alım ve iş başvuru süreçleri farklı modellere doğru evrilmeye başladı. Alışageldiğimiz yöntemler bir süre sonra evrimleşmek ve özellikle hem şirket, hem de çalışanlar tarafında bazı esnekliklere doğru gitmek zorunda kalacak.


İş Başvurusu ve İşe Alım Sürecinde normalde arz ve talep dengesi içinde konuşulan kapsam kaba hatlarıyla şu şekilde ilerliyor(du):

İşe alım yapacak şirket, şirket içinde belirli görevlerin yerine getirilmesi karlığında bir pozisyon açıyor. Bunun karşılığında da ünvan, maaş ve (varsa) yan haklar paketini sunuyor. O pozisyona uygunluk açısından başvuranların kişilik özellikleri, yetkinlikleri, teknik bilgisi test ediliyordu. Yani arz sahibi tam kontrol ve karar için yetkili taraf. Bu halen böyle devam ediyor.


Ancak şimdi gerçeklik yavaş yavaş değişmeye başladı. Ve değişmek de zorunda. Çünkü bu model tek taraflı bir anlaşma. Bu anlaşmada adayın hangi prensiplerde, hangi iş yapış biçimlerinde, hangi kapsamda ve hangi çıktılarla ve sorumluluk kapsamıyla çalışacağı sorulmuyor. Bunlar şirket tarafından peşinen belirleniyor. Ve genelde işe başladıktan sonra 'hayaller' ve 'gerçekler' göreve atanan çalışan tarafında değişiyor. Sonra da işe başladıktan neden mutsuz oluyoruz?


Daha başında kendimizi ifade etmediğimiz ve buna göre sözleşmelerin şekillenmesine katkıda bulunmadığımız, istemeyeceğimiz şeylere düşünmeden 'evet' diyip, imzayı attığımız için olabilir mi?


Sözleşme ve anlaşma iki tarafı da kapsar. İki tarafın hakları sadece şirketin belirlediği ünvan, maaş, yan haklar ve şirketin belirlediği bazı etik konular ve cezai şartları içeremez. Önemli olan karşılıklı işbirliği modeli üzerinde anlaşmak. Hem işveren hem de çalışan olarak süreç içerisinde üzülmemek.


Beyaz Yakalı işe başvuruyorken, Özgür Yakalılar işbirliği modelleri üzerinde konuşuyor. Bunların içinde de daha esnek, yaratıcı ve hatta iki taraf için de avantajlı olacak yollar keşfediliyor.


Siz de Özgür Yakalı olarak işbirliği modellerinizi yaratmak isterseniz, kendinize aşağıdaki 5 soruyu samimiyetle sorun ve yanıtlarınız konusunda en başından, hiçbir yere başvurmadan önce kendi içinizde NET olun:


1. Siz nasıl çalışmak istiyorsunuz?

2. Hangi sorumluluklarla ilgili hesap verilebilir düzeyde olmaya talipsiniz?

3. Bunları yerine getirmek konusunda hangi tecrübe, yetkinlik ve bilgilere sahipsiniz? Yani siz, önce kendinizi yeterli görüyor musunuz?

4. Bunun için haftada kaç gün, günde kaç saat, hangi saatlerde çalışmak anlamlı olur?

5. Bu anlam, hizmet verdiğiniz kuruma ve paydaşlarına hangi değerleri kazandırır?





Opmerkingen


bottom of page