top of page

Kıyaslamanın Esaretinden Kurtul: Kendi Yolunu Bulma Sanatı

Dijital Çağ ile beraber kıyaslama dürtüsünü her geçen gün arttı ve artmaya devam ediyor. Bazı insanların iç sesine kulak verdiğimizde;


"Ahmet'in yurtdışından masterı varmış, benim masterım bile yok!"

"Ayşe çok erken yaşta yönetici olmuş, ben hala uzman seviyesindeyim."

"Ali işi nedeniyle senenin yarısı yurtdışında geziyor. Biz güney sahillerini senede bir kez zor görüyoruz."

"Ayla'nın yönettiği proje ödül almış. Ben böyle bir proje henüz yapamadım."

"Aslan sosyal medyada influencer. Nasıl bu kadar içerik üretiyor? Ben neden yapamıyorum?"

"Gördün mü, Aslı evlendi, barklandı, çocuk sahibi oldu, kariyerinde zirvede... o müthiş bir hayat yaşarken, sen sefil ve yalnız bir hayat sürüyorsun."

ve daha nicesini duyabiliriz.


Özenir insan elbet; mutlu bir eviliğe, pırıl pırıl evlat sahibi olmaya, gezgin olmaya, kariyerinde zirvede olmaya, malı-mülkünü artırmaya, imajıyla parlamaya... Ancak:

1. İnsan bu istedikleri şeyler için bir şey yapmazsa ne olur?

2. İnsan gerçekten Ahmet, Ayşe, Ali, Ayla, Aslı mıdır? ve gerçekten onlardan biri olmak ister?

3. Yoksa insan kendisine; özüne mi kavuşmak ister?


Eğer kıyaslamayı başkalarının sahip olduğu özellikler üzerinden yaparsak ya yerimizde sayarız, ya da gerileriz. Hareketsiz bırakır ve kendimize, yaşama küseriz.


Sağlıklı ve gerçekçi kıyaslama yapmanın tek yolu kendimizin önceki ve şimdiki arasındaki farklara bakmaktır. Bunu yaparsak sürekli gelişiriz.


Sırf birileri kendi işini kurdu diye, sen de kendi işini kurmaya uygun ve hazır mısın?


Sırf birileri kariyer basamaklarında erken yükseldi diye, sen de o yüksek sorumlulukları sırtlanıp, hesap vermek ister misin?


Sahi; sen, gerçekten özünde ne istersin?


Şimdi şu andan itibaren, dikkati kendimize çevirmeye ve kendimizin en iyi hali ile dünyaya hizmet etmeye niyet etmeye ve adım atmaya değmez mi? Yaşamın amacı, zaten kendin olmak ve kendi yolunda yürümek değil mi?


Başkalarıyla kıyaslama esaretinden özgürleşip, cesaretle tüm odağı önce kendimize, sonra kendi özümüzde olan hazineleri dünyaya kolaylıkla sunmaya değmez mi?



Comentarios


bottom of page