Öncelikle ben nasıl
Beyaz Yakadan, Özgür Yakaya dönüştüm, ondan bahsedeyim.

  • Bir zamanlar günde 12-15 saat ortalama ile çalışan,

  • Yaptıklarıyla ilgili onaylanmaya ihtiyaç duyan,

  • Müşteri memnuniyeti için saçını süpürge eden,

  • Çalışmayı sürdürmek için başarıyı yakıtı yapan,

  • Mükemelliyetçiliği takıntı haline getiren,

  • 'Hatasız-kul-olur, lütfen sevin beni' diye kendini parçalayarak çalışan, 

  • Herkes ve her şey için yaşayan ve bu uğurda kendi sağlılığını ve esenliğini feda eden, 

  • Kendinde kalamadığı ve kendi sınırlarını koruyamadığı için mobbing taaruzlarına maruz kalan,

  • Sonunda da Drama Kraliçesi olup her konu hakkında şikayet eden, 

  • Zarar görse de bir Beyaz Yakalının otomatik pilota bağlanan tüm alışlanlıklarını sürdüren biriydim. 

 

Taa ki her şeyi kendisiyle çözeceğine inandığım beynim isyan edip, artık çalışmayı reddene kadar...

Deniz Günaydın Linkedin
Bir dönem kendisinden koçluk aldığım Arzu'yu aradım ve durumumu anlattım:

- Beynim çalışmıyor Arzu. Bir paragraf yazıyı bile yazamıyorum, hiçbir şeye tahammülüm  yok. Hem sinirliyim, hem de yorgunum.
- Deniz'cim; sen tükenmişlik sendromuna girmişsin.
- Ben? Tükenmek? Benim öyle bir lüksüm yok ki! Çalışmam lazım. Nasıl çıkarım bundan?
- Hiçbir şey yapmayarak. Durarak. Ve bir şey yapacaksan da sadece kendini mutlu edecek, seni rahatlatacak, neşelendirecek, şımartacak; yani sana iyi gelecek şeyler yaparak.
- Peki ya işler?
- İşleri yapacak olan kendine iyi bakarsan, onları da yaparsın.
- Ben neyle mutlu olurum Arzu?
- Onu sen bilirsin. Bir kağıda 15 tane seni mutlu eden şeyleri yaz ve onları yap.


Telefonu kapattıktan sonra 'Beni Mutlu Eden Şeyler Listesi' başlığının altına toplamda 3 tane yazabildim. Geri kalanını tamamlayamadım. Hiç kendim için yaşamamışım ki, denememiştim ki neyi severim, neyi sevmem... Ben nereden bileyim!
AdobeStock_278434082_edited.jpg

Beni Yaşamda
Mutlu Hissettirenler

Deniz Günaydın

Küllerimden doğmak için ihtiyacım olan 3 değeri buldum:
Özgünlük, Özgürlük, Kolaylık

Evet tükenmiştim, yaralıydım ve kendime yaptıklarım için kızgındım. Her şeye rağmen içimde bitmek tükenmek bilmez bir yaşama arzusu vardı. Sonra yaş 37'de yeniden doğmaya karar verdim. 

 

Danışmanlık, Koçluk ve Mentorluk hizmetlerimde başkalarına gösterdiğim özeni, şefkati, keşfetme heyecanını ve en önemlisi kendine bakma cesaretini bu sefer kendime gösterecektim. Karar vermiştim: Bundan sonra her şey benden başlayacaktı. Ben iyi olursam başkalarına daha iyi, daha uzun süre hizmet verebilecektim.  Sonra şirketlerin ve insanların amaçlar ve değerleriyle yaşaması çalışmasını ilk defa kendime yaptım.  Fazla değil; toplam 3 değeri yaşamaya karar verdim. Bu değerleri özellikle iş hayatımda karar anlarımda, neyi nasıl yapmam gerektiği konsunda pusulam yaptım.

Image by Rae Tian

Özgünlük

Kendimi dış dünyanın kurallarına uydurmak yerine;

Hayat amacımı, değerlerimi, yeteneklerimi yaşamayı seçiyorum.

Özgürlük

Dış dünyanın kaynaklarına başvurmadan önce;

Bilgilerimi, fikirlerimi ve kararlarımı kendi içimde oluşturuyorum.

Kolaylık

Zorluk, mücadele, stres içinde kafası kesik tavuklar gibi yaşamak yerine;

Her işimi kolaylıkla yapmayı seçiyorum. Keyifle ve neşeyle çalışıyorum. 

O Beyaz Yakalı halimden eser yok şimdi,
Neşe içinde Özgür Yakalıyım şimdi! :)

Özgür Yakalı, sadece girişimci veya bağımsız / freelance çalışan kişi demek değildir. Kurumsal şirkette çalışanlar da pek ala Özgür Yakalı olabilir. Hangi kategoride yer aldığından bağımsız olarak, işini hangi yaklaşımla yaptığınla ilgilidir. 

​​Özgür Yakalı, 

  • İş-özel yaşam diye bölmeden hayatı bir bütün olarak ele alan ve yaşayan,

  • Kendini bu bütünün merkezine koyan ve yaşamla ilgili kararlarını özgün değerleriyle alan, 

  • Kendi alanını bulunduğu ortamda hem korumayı bilen, hem de etki alanını genişleten,

  • Çözüm üreten ve üretirken de keyif alarak çalışmanın yollarını keşfeden kişidir.

 

Beyaz Yakalı'dan farkı;

  • Drama Queen / King olarak her şeyden şikayet etmek, kurban rolüne sığınmak, yargılamak ve suçlu aramaktan,

  • İçinde bulunduğu koşulları içine sinmese de kabul edip, mutsuz-tatsız-anlamsız bir şekilde otomatik pilotta yaşamaktan ziyade,

  • Yaşanan her olayda bir hikmet görüp, kendi gelişimi için öğrenimlerini cebine koyan,

  • Bulunduğu ortamda kişileri tehdit olarak görmek yerine kişilerle olan iletişimini olay ve kavramlar düzeyine taşımayı bilen,

  • Bu sayede dayanıklılığını, çevikliğini, yaşamın her alanında etkisini artıran insandır.

Deniz Günaydın

Özgür Yakalı olmak bugün ve yarınlarımız için 
NEDEN KAÇINILMAZ?

​Neler Oldu?

  • Pandemiyle beraber iş hayatındaki çalışma biçimleri değişti.

  • Çalışma biçimlerinde 'Zaman-Mekan' kalıpları kırıldı.

  • Mutsuzluk, tatminsizlik, sorgulama, şikayet arttı. 

  • İnsanların çalışmak için yaşamak yerine, yaşamak için çalışma isteği arttı.

  • Özgürlük ihtiyacı, iş-yaşam dengesini kurabilme isteği arttı.

  • Ekonomik-politik-ekolojik krizlere rağmen, insanlar korku ve kaygı içinde yaşamaktan, anlamsız mücadeleler için zamanını harcamaktan bıktı.

  • İş ortamlarında yaratılan suni gündemler, stresler, iş yükleri ve ilişkiler insanları yordu ve sağlığı olumsuz yönde etkiledi.

  • Kurumlar bürokratik, hantal, yavaş iş süreçlerini çevikleştirmeye odaklandı.

 

Bizi Neler Bekliyor?

  • Kapitalizm döneminin sonuna gelindi. Şimdi "Büyük Sıfırlama" (Great Reset) ile ekonomi ve iş hayatında yepyeni bir dünya düzeni bizleri bekliyor.

  • Global bir araştırmaya göre, sosyo-ekonomik krizlere rağmen, çalışanların %75'e yakını işinden istifa etmeyi düşünüyor. Kapitalizm düzeninin sonucu olarak buna "Büyük İstifa" (Great Resignation) deniyor. 

  • Kimileri de bulunduğu yerde daha fazla iş yapmak, sorumluluklarını aşmak istemiyor. Ne eksik, ne fazla diyerek iş yeriyle gönül bağını koparak beyaz yakalılar "Sessiz İstifa" (Quite Quitting) ediyor.

  • Kimileri de mevcuttaki iş yeri haricinde ek işte çalışıyor.Bunu da ya gizli, ya da aleni söyleyerek gerçekleştiriyor. Buna da "Ay Işığı" deniyor. 

  • Endüstriler 4.0 ve 5.0'a doğru hızla koşarken - dijital dönüşümler, otomasyonlar, robotlar, yapay zekalar, makina öğrenmeleri yaşamı hızla istila ederken - insanın işteki yeri, anlamı ve katkısı değişiyor.  

  • İşverenler beyaz yakalıları haftada 5 gün yerine, 3-4 gün bordrolamaya başladı. Bazı ülkeler haftada 4 gün çalışmaya geçti. Yakın gelecekte bordrolu beyaz yaka oranının %30'a sonra da %10'a düşmesi bekleniyor. 

  • Bu demek oluyor ki, "Müdürüm bana neden geri bildirim vermiyor?" diye şikayet eden, her ay başı yatan sıcak maaşın konforundan çıkmak istemeyen ve bir türlü büyümek bilmeyen çocuklar olmak yerine, kendi kendimizin patronu olmayı öğrenmemizin ve bilgimizi-tecrübemizi-emeğimizi-zamanımızı satan insanlar olarak yetişkinliğe adım atmamızın zamanı geldi. Hem de şimdi!

 

Geleceğe Bugünden Adım Atmazsak Ne Olur?

  • Oyunun dışında kalırız. 

  • Para kazanmak için istemediğimiz işlerde, görevlerde çalışmak zorunda kalırız. 

  • Kendimizi kurtaramazken sosyal medyadan ülkeyi, insanlığı, dünyayı kurtaracak paylaşımlar yapmaya devam ederiz. Ya da harika / ideal / mükemmel / şapşahane yaşadığımıza dair filtreli fotoğraf ve hikayeler için tüm enerjimizi harcarız. 

  • Lafta kalırız. Aksiyon alamadıkça, 'Yaşam elden gidiyor!' diye suçluluk duygusuyla kendi karanlıklarımızda batmaya devam ederiz. 

  • Kendimiz dışında bir veya birden fazla suçlu ararız. O da genelde ülkeyi, iş dünyasını yönetenler olur. Onlara sövdükçe, aklımızı rahatlatmaya çalışır. Peki kalbimizde yatan vicdanımız?

 

O Halde Ne Yapmak Lazım?

  • Olmuşla ölmüşe çare olmadığını biliyorsak, öncelikle suçlamayı veya suçlu aramayı bir kenara bırakıp, olan her şeyi olduğu gibi 'kabul' etmeliyiz.

  • Sonra kendimizle ve gerçek yeteneklerimizle / potansiyelimizle / özgün varlığımızla, özgürlüğümüzle aramıza giren duvarlarımıza, ayağımıza takılan taşlarımıza, yaşamda yarattığımız gölgelerimize bakmak için cesaret göstermeliyiz. (Kendi kendimize bakamıyorsak, bu konuda destek almalıyız.)

  • Duvarlar, taşlar, gölgelerle konuşmalı, bize olan hizmetlerini anlamalı, hellalleşmeli ve vedalaşmayı da bilmeliyiz. 

  • Tüm bunlardan sonra Özgür Yakalı yaşamınızı size özel tasarlamaya başlayabiliriz. Size özel demek; özünüze uygun halde olan, sizi gerektiğinde hem heyecanlandıran, hem harekete geçiren ama o halin içinde de evinizde gibi güvende, rahat, keyifli ve doğal hissettiren hali tasarlamaktan bahsediyorum - İmkansız değil, çünkü zaten sizin olan şeye kavuştuğunuzda ve yaşadığınızda ne kadar kolay geldiğini göreceksiniz. 

  • Sonrası da Özgür Yakalı yaşama adım atmalıyız. Aralarda Beyaz yakalı alışkanlıklarımızla gel-gitlerimizi fark ettiğimizde Özgür Yakalı  halimize; aslında 'kendimize' gelmeliyiz. 

 

Kısacası; Özgür Yakalı olmak demek nerede olursanız olun kendine yaklaşmak, kendini yaşamak ve kendi yolunda yürümek demek. 

"Sen de kimsin yahu?" diyenler için biyografim aşağıda: 

8f2b809c-1ea7-4c4a-b2c8-79ac9fe13969.JPG

Deniz Günaydın

Collective Minds & Hello Deniz'in Kurucusu

Yönetim Danışmanlığı (Kültür ve Dönüşüm),

Lider Koçluğu, Kariyer Danışmanlığı

  • Instagram
  • LinkedIn
  • Spotify Podcast
  • apple podcast
  • Google podcast

İstanbul Bilgi Üniversitesi Reklamcılık bölümü mezunuyum. Kariyerime 2002 yılında global bir ajansta Reklam Yazarı olarak başladım. Markaların ticari problemlerine hizmet ederken yaşadığım bir mobbing deneyiminden sonra şirketlerin kültürlerini iyileştirmeleri konusunda çözüm geliştirmeye karar verdim. Reklam sektöründe 5 yıl çalıştıktan sonra Yönetim Danışmanlığına geçtim.

 

2008 yılından bu yana Türkiye, Türki Cumhuriyetler, Rusya ve Ortadoğu Bölgesinde Değişim ve Dönüşüm, Kültür, Liderlik, Strateji ve Organizasyonel Öğrenme gibi farklı alanlarda çalıştım.

 

Bugüne kadar 33 farklı milletten 3.000'den fazla lider için 15 ülkede ve çoğunlukla Fortune 100 global ve ulusal şirketlere hizmet verdim. 300'den fazla fasilitasyon / eğitim / denetleme gerçekleştirdim, 2.500 saatin üzerinde lider koçluğu yaptım, genç girişimcilere ve üniversite öğrencilerine 500 saatten fazla mentorluk verdim.

Liderlik ettiğim bazı projeler global, bölgesel ve ulusal bazda ATD (Association for Talent Development), GPTW (Great Place to Work), Asia Training & Development Association, TEGEP (Türkiye Eğitim ve Gelişim Platformu Derneği), Altın Pusula gibi yerlerden ödüllere layık görüldü. 

Sürdürülebilir geleceğin kültüre liderlik edilmesiyle mümkün olacağına inanıyorum. Bu alanda şirketlerin kolektif güçlerini kültürleriyle inşa etmesine hizmet eden, Türkiye'de ve Katar'da faaliyet gösteren Collective Minds'ın kurucusuyum. 

Hello Deniz isimli girişimimde ise bireylere hizmet veriyorum. Beyaz Yakadan Özgür Yakaya olan dönüşüm yolculuklarına Podcast yayınlarıyla, Bire bir Seanslarla ve Online ve Offline Eğitimlerle destek veriyorum. Kurumsal şirketlerde çalışanların Özgür Yakalı düşünme, çalışma biçimine geçmesi için de şirketlere özel programlar sunuyorum, konuşmacılık yapıyorum.

Ayrıca İTÜ Çekirdek'teki Start-up'lara mentorluk ve genç liderlere (üniversite öğrencileri ve yeni mezunlar) gönüllü olarak danışmanlık yapıyorum.

 

Hayatımın bir döneminde dünyada 60 kişinin başına gelen ölümcül bir rahatsızlıkla beraber geliştirdiğim Zihinsel Dayanıklılık Yöntemi sayesinde kurtulma deneyimimle ilgili Orta Doğu’da toplamda 1.500 kişiye motivasyonel konuşmacılık yaptım.

2010'dan beri makro felsefeyle de ilgileniyorum.